|
|
Ayın Konusu : Drama
 |
Eğitimde drama uygulamaları bölümüne yer
verdiğimiz, Eğitimde Drama adlı kitap, YA-PA Yayıncılık tarafından
çıkarılmıştır. Dramayla ilgilenen ve bu kitaptan yararlanmak isteyen kişiler
bu kitapta:
- Oyun ve tiyatro ilişkisi nedir?
- Eğitimde dramanın temel kavramları nelerdir?
- Drama hangi öğrenme türlerini içerir?
- Dramanın çocuğun gelişimine etkisi nedir?
- Eğitimde drama programında nelere dikkat edilmelidir?
- Eğitimde dramada yararlanılabilecek kaynaklar nelerdir?
- Drama öğretmeninin rolü nedir?
- Özel eğitimde drama nasıl kullanılır? Sorularına yanıt bulabilir.
|
 |
Eğitimde Drama Uygulamaları
Eğitimde Drama Uygulamaları
Dramada bir organizasyon gereklidir. Bu nedenle çocuklarla drama etkinlikleri
yapılırken öncelikle göz önüne alınması gereken bazı koşullar vardır. Daha sonra
her tür eğitim etkinliğinde olduğu gibi beklenen sonuçları elde etmek için bu
koşullar yerine getirilerek, dramanın uygulama basamakları gerçekleştirilmelidir.
Bu bölümde eğitimde drama sürecindeki öğelere, dramanın uygulama basamaklarına
ve yararlanılacak kaynaklara yer verilecektir.
A. Eğitimde Drama Sürecindeki Öğeler
Drama süreci birbirini tamamlayan çeşitli öğelerden oluşan ve bu öğelerin aralarındaki
ilişkileri belirleyen bir bütündür. Drama sürecindeki öğeler şu şekilde sıralanabilir:
- Çalışma mekanı (çevre, araç ve gereçler).
- Oyun grubu (katılımcılar).
- Çalışmanın kendisi (uygulama).
- Drama lideri (öğretmen).
1. Çalışma Mekanı (Çevre, araç ve gereçler)
Drama etkinliklerini uygulamak için öncelikle uygun bir çevre olmalıdır. Çevre
ya da alan çok büyük olmak zorunda değildir. Ancak çocuklara yeterli bir alan
sağlanması önemlidir. Özellikle rahatlama ve konsantrasyon çalışmaları sırasında
çocukların birbirlerine dokunmayacakları kadar geniş bir alanın olması gerekir.
Ayrıca ayakkabısız çalışmaların yapılacağı, gürültüsüz, güvenilir, sıcaklığı
ve aydınlatma koşulları uygun, rahat bir ortam olmalıdır.
Drama uygulanan çevre, çocuğa her ayrıntıyı hazır sunmalıdır. Bu nedenle drama
yapılan yerde, çocuğun zihinde canlandırmasına olanak verecek gerçek veya gerçeğe
benzeyen nesnelerin bulunması ve önceden yerleştirilmeleri gerekir.
Drama sürecinde kullanılan araç, gereç ya da materyallerin diğer eğitim ortamlarına
göre farklı bir özelliği vardır. Bu özellik araç, gereç ya da materyalin aslında
farklı amaçlar için kullanılması, biçiminin değiştirilmesi ya da birkaç nesnenin
birarada farklı işlevler üstlenmesi biçiminde açıklanabilir. Ancak önemli olan
aracın katılımcının eline ve kullanıma sunulmasıdır. Araç, gereçler drama çalışmalarında
güdülemede kullanıldığı için çocuğun duyularına hitap etmeli ve devamlılığı
sağlamak için yapılandırılmalıdır.
Dramada en sık kullanılan araç teyp, ses bantları ya da müzik ileten diğer
araçlardır. Teybin yanı sıra resim, fotoğraf, poster, yazı, gösterim tahtası
gibi görsel araçlar, karton, resim kağıdı, kukla, renkli boya kalemleri, oyuncak,
süs eşyası, kutu, vazo, eski giysiler, ayakkabı gibi bozuk gerçek eşyalar, ev
eşyaları, kitap, dergi, gazete, afiş, broşür, gazete ve dergilerden kesilmiş
haber, yazı, duyuru, fotoğraf gibi basılı materyaller, slayt ya da tepegöz,
projektör gibi aygıtlar önemli araç gereçlerdir. Ayrıca dramada öncelikli temel
amaç katılımcı olduğundan, dokunma, koku ve tad alma duyuları da çalışmalarda
uyarıcı araç olarak kullanılabilir.
Drama uygulamasında kullanılacak araç-gereçlerin çocukların (katılımcıların)
ekonomik durumuna uygun, kolay bulunabilen, fiziksel olarak zarar vermeyen,
birçok amaç için kullanılabilen, hareket özgürlüğünü kısıtlamayan, her an ulaşılabilen
nitelik taşımasına dikkat edilmelidir. Araç gereçler cinsiyet farkı gözetmeksizin
kullanılabilmeli ve çocuklarla birlikte oluşturulan araç sepeti, sandığı ya
da kutusunda saklanmalıdır.
2. Oyun Grubu (Katılımcılar)
Drama grup ile yapılan bir çalışma olup, drama grubu bireylerden oluşur. Bireylerin
herbiri farklı deneyim ve özelliklere sahiptir. Bu yüzden drama programında
dikkate alınması gereken noktalardan biri de katılımcılardır. Gruptaki katılımcıların
yaşları, gelişim seviyeleri, cinsiyetleri, ilgi ve ihtiyaçları dramanın nasıl
yönlendirileceğini ve çalışmanın zamanını etkiler.
Araştırmacılar, çocukların okulöncesi dönemden başlayarak drama
etkinliklerine katılmaya hazır olduklarını ortaya koyan çalışmalar yapmışlardır.
Sembolik oyunun iki yaşında başladığını belirten çalışmalar, dramada önemli
olanın mükemmel sonuç olmadığını vurgulayarak, her yaştaki çocuğun yapabildiği
kadarıyla drama etkinliğine katılmasını uygun görmektedir. Hangi etkinliğin,
hangi yaşta uygun olduğunun kesin olarak belirlenmesinin güç olması, bu konuda
ölçüt olarak çocukların gelişimsel düzeylerinin dikkate alınmasını gerektirir.
Çocukların gerek oyuncu, gerekse izleyici konumundayken, konuya ilişkin önceki
deneyimlerini hatırlayabilecekleri ve yansıtabilecekleri bir ortam içerisinde
olmaları gerekir. Bu ortamda eleştiriler yapabilmeleri, sosyal, duygusal ve
bilişsel yönden bireysel farklılıklarının farkına varabilmeleri, duyuya yönelik
durumları yorumlayabilmeleri, dramanın alt tekniklerini kullanabilmeleri duyusal
ve heyecan verici durumları keşfedebilmeleri sağlanır. Ayrıca çocukların yaratıcı
hayal gücü ile ilgili olarak nesne, çevre ve kavramlara tepki gösterebilmeleri,
soyut kavramları ifade edebilir hale dönüştürebilmeleri, düşüncelerini, hislerini
hareketle ifade edebilmeleri, bireysel gözlem ve sosyal etkileşimlerinde dili
kullanabilmeleri, kendini ve farklı karakterleri vurgulamada seslerini kullanabilmeleri
gerekir. Tüm bunların yan sıra sorumluluk sahibi olduklarını gösterebilme, sosyal
disiplin gösterme, kendinin farkında olma, kendini keşfetme, benzer ve farklı
yönlerini keşfetme, grup ortamında bireylerle etkileşim kurma, problem çözme,
doğaçlama, rolleri üstlenme, oyun kurma ve yazmaya yönelik gelişimsel yeterlilikte
olmaları gerektiği de dikkate alınmalıdır. Görüldüğü gibi drama etkinliğinde
gruba katılanların kronolojik yaşı değil, herhangi bir etkinliğe dikkatini yoğunlaştırması,
ilgi göstermesi ve gerekli hareketleri yapabilmesi için isteklilik ve gelişim
seviyesi önemlidir.
Drama grubunda birlikte yaşama, üretme ve paylaşma süreci yaşandığından
tüm paylaşımlardan haz alınması için gönüllülük esası da dikkate alınmalıdır.
İyi bir işbirliği ve iyi bir grup ortamı yaratmak için zamana karşı yarışılmamalı
ve acele edilmemelidir. Bunun için dramaya ayrılan süre, aşağı yukarı ne kadar
zaman aldığı, denemeler yolu ile belirlenmelidir. İlk kez drama yapılan grupta,
çalışmalara basitten başlanmalı ve karmaşık çalışmalara doğru gidilmelidir.
Sağlıklı sonuçlar alabilmek için grubun sayısı önceden belirlenmelidir. Yaş
ve gelişim düzeyiyle birlikte grubun özellikleri dikkate alınarak gruptaki çocuk
sayısına karar verilmelidir. Sayı bu niteliklere göre değişmekle birlikte, 10-12
kişilik grupların ideal olduğu unutulmamalıdır.
Grubun belirlenmesinden sonra seçilecek etkinliklerde çocukların görüşleri
dikkate alınmalıdır. Çocuklar kendi seçtikleri etkinliklere daha iyi konsantre
olur ve kendi seçtikleri etkinliklerden daha fazla zevk alırlar. Bunun yanısıra,
göz-önünde bulundurulması gereken noktalardan biri de, herhangi bir rolü oynarken
başarısız olma risk ve gerginliğini çocuğa yaşatmamaktır. Bu açıdan gerekli
önlemler alınmalıdır.
3. Çalışmanın Kendisi (Uygulama)
Her drama etkinliğinin belirli bir yapısı ve düzeyi vardır. Doğaçlama türü
de dahil olmak üzere dramada belirlenen etkinliğin bir başlama noktası, geçtiği
bir yer ve oynanacak roller bulunur. Başlangıç için bu yolları gösteren bir
plan yapılması gerekir. Hazırlanan planda bazı noktalar gözönüne alınmalıdır.
Gözönüne alınması gereken noktalar şu şekilde sıralanabilir:
- Tema seçimi:
Çocukların ne öğrenmesi isteniyor? Örneğin; İşbirliği, para.
- Çevre düzenlemesi:
Öğrenme en iyi hangi ortamda gerçekleşebilir.
Örneğin; Müze, süpermarket.
- Çocukların rol seçimi:
Çocuklar kim olacak? Çocuklar deneyim kazandıkça değişik roller seçebilirler.
Örneğin; Yolcu, müşteri.
- Öğretmenin rol seçimi:
Kim olacağım? Öğretmen olarak kalıp, dramayı dışarıdan mı yönlendireceğim,
yoksa drama içinde yer alacak mıyım?
- Çerçevenin belirlenmesi:
Bu dramadaki rollerin hangi bakış açısından ele alınacağını belirler ve konsantrasyonu
arttırır.
Örneğin; Makasını kaybetmiş terziler.
- Odak noktası seçimi:
Drama hakkında çözülecek problem nedir?
- Eylem seçimi:
Çocuklar ne yapacaklar?
Örneğin; Malları raflara yerleştirecekler.
- Püf noktasının belirlenmesi:
Başlangıçta çocuğun konuya dikkatini çekebilmek için ne kullanılacağı belirlenir.
Bu işi öğretmen yapabileceği gibi, herhangi bir mektup, herhangi bir kumaş
parçası, herhangi bir resim yapabilir.
Örneğin; Öğretmenin Noel baba kıyafetiyle sınıfa gelmesi.
Her drama etkinliğinden sonra etkinlik hakkında konuşulmalıdır. Ayrıca tüm
drama etkinliklerinde ödül ve ceza yoluna başvurulmamak, sözel ödülün aralıklı
pekiştireç olarak verilmesine özen gösterilmelidir. Drama çalışmalarının asla
bir oyuncu eğitimi olmadığı, dolayısıyla çalışmaların seyircilere oynanan bir
temsil olarak hazırlanmaması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Drama programında dikkate alınacak noktalar dramanın hedeflerini gerçekleştirirken,
başarılı bir uygulamanın gerçekleşmesine neden olacaktır.
4. Drama Lideri (Öğretmen)
Drama etkinliklerinden beklenen yönde yarar sağlanabilmesi, önemli oranda öğretmenin
yaklaşımına, davranışlarına bağlıdır. Öğretmen yönetici, yönlendirici ya da
en çok kullanılan haliyle drama lideri, drama çalışmalarında katılımcılara rehberlik
eden kişidir. Drama lideri drama sürecinin temellerinden ve önemli öğelerinden
biridir. Çünkü grup içinde bireylerin bir yaşantıyı ya da bir olayı kendi deneyimlerini
de işin içine katarak, oynayarak canlandırması ve anlamlandırması liderin hedefleri
ve yöntemleri ile belirlenir. Drama sürecinde ilk komutu veren, sunan, değerlendiren
ve yeniden uygulayan kişi drama lideridir. Drama çalışmalarını planlayan,
uygulayan değerlendiren kişi olan liderin, eğitimde drama açısından karakteristik
olan özelliği animatör bir kişiliğe sahip olmasıdır. Çocuğun oyun oynama
yetisini koruyup geliştirecek olan bu kişinin, pedagojik formasyonu olan bir
kişi olması, aynı zamanda ısınma çalışmalarını, oynama, doğaçlama ve oluşumları
gösteriye hazırlamayı, danışma - görüşme ve bilgi edinmeyi, oyun grubunun alıştırmalarını
yürütmeyi ve en sonunda bu tür çalışmaları grupla birlikte geliştirmeyi öğrenmiş
olması gereklidir. Bütün bunların gerçekleştirilebilmesi için de liderin nitelikli
bir eğitim donanımına sahip olması gerekir. Ayrıca çocuklarla çalışan bir kimsenin
çocuk gelişimi ve eğitimi konusunda bilgi sahibi olması da gerekir.
Bununla birlikte gelişim ve dramada eylem ve hareket önemli olduğundan, etkinliklerde
doğru ya da yanlışın sözkonusu olmaması nedeniyle liderin sağlıklı ve tutarlı
bir kişiliğe sahip olması beklenir. Görüldüğü gibi, her yaş için yürütülecek
olan drama etkinliklerinde drama liderinin mesleki formasyonu; eğitim, psikoloji,
gelişim psikolojisi, tiyatro, müzik, plastik sanatlar, oyun ve tiyatro pedagojisi
gibi alanları kapsamalıdır. Drama lideri disiplinler arası bir ilişkide kendini
yetiştirmeli, yaratıcı nitelikler taşıyan, değişmeye açık bir kişiliğe sahip
olmalıdır.
Drama liderinin bir öğretmen olarak da öğretmen dayanışlarını sergilemesi,
ayrıca diğer belirli kişilik özelliklerini taşıması gereklidir. Buna göre drama
öğretmeni iletişime açık, istekli ve hazır olmalıdır. Lider, anında durumlara
çözüm getirici yaklaşımlar bulabilen, gerektiğinde hemen karar verebilen, yetersiz
kaldığında hangi bilgi kaynaklarına ulaşması gerektiğini bilen, kendini ve başkalarını
tanıyan, uygulamada aktif olan bir kişidir. Aynı zamanda lider iyi bir dost,
iyi bir sırdaş iyi bir arkadaş olmalıdır. Sabırlı, tutarlı, hoşgörülü, güler
yüzlü, anlayışlı olmalı grubun güvenini kazanmalı ve drama eliğine sahip olmalıdır.
Drama etiğine (ahlakı) sahip olabilmek için liderde bulunması gereken nitelikler
şu şekilde sıralanabilir:
- Öğretmenin kendi değerleri olmalı,
- Atölyede yaşananlar orada kalmalı,
- Lider demokratik, insana saygılı olmalı ve insana değer vermeli,
- Sürekli araştırmak ve kendini geliştirmekle sorumlu olmalı,
- İyi bir dinleyici olmalı,
- Grubun durdurma, değiştirme, yönlendirme hakkına saygı göstermeli,
- Sempatik ve doğal olmalı,
- Dramaya katılanlarda bir etik oluşturmaya çalışmalı,
- Grubu olumlu yönde geliştirmeye, birleştirmeye çalışmalı,
- Lider kendisinin de gelişip öğrendiğinin farkında olmalı,
- Dramanın sınırlarını bilmeli,
- İşbirliği içinde olmalı, dürüst bir şekilde hareket edebilmeli,
- Dramaya katılanların kendi yorumlarını, yargılarım, değer ve bakış açılarını
oluşturmalarına fırsat tanımalıdır.
Drama lideri, öğretmen davranışlarının sergilemesi açısından öncelikle etkinlikler
sırasında iyi bir gözlemci olmalıdır. Sınıfta ne olup bittiğini bilimsel bir
yaklaşımla analiz etmeli, görsel olarak yakaladığı noktaları yüksek sesli tahminlerle
çocuklara açıklamalıdır. Öğretmen gözlemi etkinlikler dışında değil de kendiside
etkinliklere katılarak yapmayı tercih etmelidir. Sınıfta olumlu bir hava kurmalıdır.
Her çocuğun hislerinin ve duygularının önemli olduğunu kabul etmelidir. Psikolojik
yönden serbest bir ortam yaratmalıdır. Çocukların fikirlerini ve davranışlarını
kabul etmelidir. Çocukların daha çok yaşantı geçirmelerine izin vermelidir.
Yaşantı ortamını, aktif öğrenme ortamı olarak düzenlemeli ve bu süreçte çocuğun
ilgi istek ve yeteneklerini gözönünde bulundurmalıdır. Çocuğun kendi içindeki
gelişimini esas almalıdır. Çocuğa öğrenmenin yollarını göstererek öğrenme eğitimi
vermelidir.
Bütün bu sayılanlar öğretmenin mesleki donanımı ile ilgilidir. Onun sahip olduğu
meslek bilgisi, yapacağı çalışmaları ne şekilde planlayacağı, gerçekleştireceği
ve değerlendireceğini etkiler. Mesleki bilgisini uygulayabilmesinde faydalı
durum ortaya çıktığında önceki planını bırakma yeteneği ve istekliliğine, esnekliğine
sahip olma etkinliğin başarıya ulaşması açısından büyük önem taşır. Dinlemenin
karşılıklı bir süreç olduğu unutulmamalıdır. Dinleme yeteneği ve nitelikli uyarıcı
sorular sorma yeteneği hedeflere ulaşma açısından gereklidir. Ancak öğretmenlik
mesleki bilgisine ilave olarak eğitimde dramayı kullanmayı planlayan bir öğretmen,
öncelikle dramanın değerine inanmalı ve kendine "Dramanın, eğitimdeki önemine
inanıyor muyum?" sorusunu sormalıdır. Dramayı uygulamaya kesin karar
verdikten sonra etkinliği organize edebilmesi ve kontrol altında tutabilmesi
için etkinlik sırasında neler yapacağını net bir şekilde kestiremese de, organizasyon
için şu sorulan cevaplandırması gerekir:
- Gruplar nasıl bölünecek?
- Dramaya nasıl bir giriş yapılacak?
- Drama için malzeme ve kostüm gerekli mi?
- Yansıtma çalışmaları (Örneğin; hissettiklerini resimleme gibi) gerekli
olacaksa, uygun kaydetme malzemeleri (kalemler, boyalar, kağıt gibi) kolayca
temin dilebilir mi?
- Sınıfın alanı nasıl kullanılacak?
- Başka ne gibi kaynaklar gerekir?
Lider grupla çalışmaya başlamadan önce, bu sorular doğrultusunda hedeflerini,
içeriğini, yöntemlerini, değerlendirmesini planlamış, kullanacağı malzemeyi
sağlamış, çalışma ortamını da çalışma yapabilecek hale getirmiş olmalıdır. Grup
dinamiğine giden yolda katılımcıların tanışma ve kaynaşmalarını sağlayacak iletişim,
uyum, gözlem, etkileşim çalışmalarını uygularken haz alma ve eğlence boyutunu
gözardı etmemek gerekir. Dramada liderin amaçları şu şekilde sıralanabilir:
- Grubun etkileşim sürecine katılmasını sağlamalıdır.
- Çocuğun dramada grup bilincine ulaşması, değer ve fikirlerine yanıt verip,
geliştirmesi, bir rolü benimseyip oynayabilmesi, rolü ve çeşitli durumları
söz ve devinimlerle inceleyebilmesi için deneme olanağı sağlamalıdır.
- Çocuğun gelecekte kendi duygu ve düşüncelerini seçip, bunları drama ile
şekillendirip sunması ve yaşam deneyimini artırması için cesaret vermelidir.
- Lider, çocukların sözlü ve yazılı dil kullanım alanlarını genişletmeli,
etkili bir dil kullanımına ve gelişimine ilgi göstermelidir.
- Lider, çalışmalarda çocukların hoşnutluklarını ve eleştirilerini geliştirmede,
kendilerinin ve başkalarının değerini saptamada etkili ve yardımcı olmalıdır.
Lider bu amaçlarını gerçekleştirirken etkinlik sırasında göz önünde bulundurması
gereken bazı önemli noktalara dikkat etmelidir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:
Öğrencinin yaşantısına uygun olarak oluşturulan drama ortamında, çeşitli araç-gereçlerin
yapılıp kullanılmasında öğrencileri bağımsız bırakmalı, ancak onlara katılarak
eksiklikleri gidermeye çalışmalıdır. Bazı etkinliklerde kullanılması gereken
araç-gereç ve malzemeyi çocuğun ulaşabileceği bir yerde bulundurmalı, araç gereçlerle
çocuğa deney ve keşif olanağı sağlamalıdır.
Eleştirici olmalı, ancak kısıtlayıcı olmamalıdır. Çocukların yapabileceklerini
onların yerine yapmamalı, öğrencilerin başarı duygusunu tatmalarına olanak sağlamalıdır.
Çocukların tüm yeteneklerini kullanmalarına zemin hazırlamalı, liderlik duygularını
ortaya çıkarılması için rehberlik etmelidir.
Çocuk hata yapmaktan korkuyorsa, çocuğun hatasını ve kendisini kabul ettirmeye
yönelik çalışmalar yapmalıdır.
Çocukların duygularını ifade etmesinde öğretmenin davranışları ve tutumu önemlidir.
Çocukların duygularını ifade etmesinde öğretmenin iki davranışı etkili olur.
Bunlardan birincisi öğretmen kendi duygularını çocuklarla paylaşarak, gocuklara
model olmalı, ikincisi ise çocuğun duygularını bastırmak yerine kabul edici
tutum göstermelidir. Böylece çocuğun kendine güven kazanması sağlanabilir.
Dramatik oyunlar sırasında deneyim arttıkça ortaya çıkan dialog kargaşası ve
gürültüden öğretmen endişelenmemelidir. Gürültü öğrenme, paylaşma, yaratıcılık,
gelişme ve heyecan unsurlarını içeren bir esastır. Problem çözmeye yönelik olduğu
sürece kaygılanmaya gerek yoktur.
Öğretmen gerek etkinliğin başlangıcında, gerekse etkinlik sırasında ve sonunda
çocuklarla iletişim kurmaya, onların anlayabilecekleri sözcükleri kullanmaya
deneyimlerini paylaşmaya özen göstermelidir.
Etkinliğe katılım isteğe bağlı olmalı, çocuk asla zorlanmamalıdır. Ancak
kailim, sözcük kullanımı ve davranışlarla davet edici, özendirici bir tavırla
gerçek-eştirilmelidir. Etkinliğe davet ederken etkinliğin oyun değil, drama
olarak adlandırılmasına özen göstermelidir. Böyle bir açıklama, etkinliği
çocuğun kendine özgü bir çalışma olarak algılamasına neden olacaktır.
Öğretmen çalışma konusunu önerebileceğini, neyin canlandırılacağını söyleyebileceğini,
ancak nasıl yapılacağını tarif etmemesi gerektiğini unutmamalıdır.
Öğretmen dramada müdahale edeceği yerleri iyi bilmelidir. Bu durumlar
şu şekilde sıralanabilir:
- Etkinliğine başlamayı bildirme,
- Dramayı başlatma,
- Sahneyi tanıtma, rolleri dağıtma, uygun malzemeyi yerleştirme,
- Çocukların dağılıp pasifleştiğini hissettiğinde toparlayıcı ve harekete
geçirici sözel yönergeler verme,
- Etkinlik sırasında etkinliğin oyun tarzındaki sürecini durdurup, gruba
ya da belli çocuklara soru sorma,
- Etkinliği sona erdirme,
- Etkinlik sonrası soru sorma ve tartışmayı başlatma,
- Drama etkinliklerinden çıkarılacak (varsa) ders ve yargıları özetleme,
- Etkinlik sonrasında yapılacak çalışmalara çocukları yönlendirme,
- Çocuklara yaptıkları resim ve benzeri çalışmalarla ilgili soru sormadır.
Öğretmenin tüm bu müdahale aşamalarında yönerge verirken ses tonuna, kısa ve
net açıklamalar yapmaya özen göstermesi gerekir. Öğretmen sözel anlatımı güçlendirecek
biçimde tüm bedenini ve uygun yüz ifadesini kullanabilmelidir.
Etkinlikler ve oturumlar arasında bir geçiş ve devamlılık yaratmaya özen göstermelidir.
Öğretmen, dramada müdahale ettiği durumlardan biri olan tartışma ve değerlendirme
aşamalarında katılımcıları teşvik etmelidir. Tartışmada açık uçlu soruların
olması gerektiği ve soruların tek bir doğru cevabı olmayacağını göz önüne alarak,
eleştirilerin kişiye değil role yapılması gerektiğini unutmamalıdır.
Son olarak öğretmen, drama etkinliklerinin asıl amacının çocukların diğer insanları
anlaması, kendilerini onların yerine koyması olduğunu göz önünde bulundurarak,
çocuklardan iyi bir oyuncu olmasını beklememelidir.
Dünyada yaşayan bütün çocukların birbirlerini daha iyi anlama ve değerlendirmeleri
için başarılı bir drama liderine ihtiyacı bulunmaktadır.
|
|
|