|
|
Ayın Konusu: Drama
Dramanın Eğitimdeki
Yeri
Ayşe
YAYA
Uzm.
Psk. Dan. & Psikodrama Coterapisti
Yasemin Karakaya Bilim ve Sanat Merkezi
|
|
|
Drama; bir sözcüğü, bir kavramı, bir davranışı, bir fikri yada yaşantıyı
oyunlar yoluyla canlandırmaya, tiyatro teknikleriyle yeniden yapılandırmaya
yönelik etkinliklerdir, diye tanımlayabiliriz.
Amaç olarak drama, yaşam durumlarını oyunda var olan kurallar içindeki özgürlüğün
kullanılarak yaratıcı süreçlere dönüştürmek suretiyle ortaya konduğu yeni bir
öğrenme yoludur. Bu öğrenme yolu, çocuğun kendini keşfetmesine, tanımasına,
başkalarını tanımaya, kendini başkalarının yerine koymaya, iletişim becerilerine,
en uygun ve en doğru davranışı anlayabilmeye, sınırlarını, toplum içindeki yerini,
toplumsal rollerini tanımaya ve daha pek çok amaca hizmet edebilir.
Dramayı bir öğretim metodu olarak uyguladığınız bir öğrenme durumunda, neler
öğrendiniz sorusunun getireceği cevaplar sizi şaşırtacaktır. Belki her öğrenci
kendi özgün gelişimini içeren bir durumu sizle paylaşacaktır. Bunun olması eğitimin
-bireylerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda toplumsallaşmasını hedefleyen-
en temel amacıyla birebir örtüşecektir. Drama yoluyla öğrenmede, çocuk, kuramsal
dünyaya karşın, kısa sürede ve çok çeşitli deneyimler geçirecektir. Bu deneyim
sırasında; duyu çalışması, yaratıcılık egzersizleri, rol alma, sanatsal kişiliğinin
gelişmesi, ve kendini gerçekleştirmesi kendine olan güvenin artması mümkün olacaktır.
Tüm bunlar başka hiç bir öğretim metoduyla mümkün olamaz.
Her geçen gün değişen ve gelişen dünyamızda eğitim sistemlerimizi de geliştirmek
durumundayız. Öğrencilerin son yıllarda okula, öğretmenlerine ve derslerine
karşı ilgisi gittikçe düşmektedir. Özellikle zeka potansiyeli yüksek olan öğrencilerin
başarıları gittikçe azalmaktadır. Öğrenciler zekalarını kullanmak ve geliştirmek
yerine gittikçe körelmekte hatta bu tip öğrencilerde içine kapanma veya saldırganlık
gibi ruhsal sorunlar ortaya çıkmaktadır.
Bireyin uzun yıllar boyunca aldığı eğitim sonucunda kuramsal ve ezbere bilgilerin
yaşantısına katacağı tek şey mesleki bilgilerle sınırlı kalmaktadır. Oysa drama
yaşantısı geçiren bireylerde, mesleğinin yanı sıra kişiler arası ilişkilerinin,
aile hayatının, kendini gerçekleştirmesinin gözle görüler değişimlerini görmemiz
mümkün olacaktır.
Bu açıdan bakıldığında görülmemesi mümkün olmayan bir gerçekle karşı karşıyayız
ki; eğitim sistemimizde drama hızla yerini almalı tüm branşlardaki öğretmenler
bu yeni metotla tanışmalı tüm derslerde yerini almalıdır. Hammaddesi yaratıcılık
olan drama her zaman kendini yenileyecek, ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara cevap
verecektir. Bu sayede eğitim sistemi sürekli olarak kendi kendini revize
edecek ve gelişecektir.
|
|
... |