|
|
Ayın Konusu
 |
Büyüklerin her zaman vurguladıkları, hatta kimi
zaman çocuklarına karşı silah olarak kullandıkları "deneyim", aslında sağlıklı
eğitim için de oldukçaönemli. Çocuğun yaşayarak, deneyerek öğrendiği "aktif öğrenme"
sistemini Uzman Psikolog ve Okul Psikologu Handan Levent Oktar anlattı.
|
 |
AKTİF ÖĞRENME
Handan Levent Oktar
Uzman Psikolog ve Okul Psikologu |
|
|
"Aktif öğrenme" son yıllarda dünya çapında yaygınlaşan etkin bir eğitim sistemi
haline geldi. Velilerin "yaşayarak öğrenme" olarak tanıdığı aktif öğrenme;
çocuğun objelerle direkt olarak çalıştığı, insanlar, fikirler ve olaylarla
doğrudan ilişki içinde edindiği deneyimlerini yorumlayarak yeni anlayışlar
geliştirdiği bir öğrenme şeklidir.
Çocuğun kavramları, ilerleyen basamaklar halinde sağlam olarak kurması için
aktif öğrenmenin beş temel unsuru vardır:
- Materyaller
- Malzemeleri kullanma
- Seçim
- Çocuğun dili
- Yetişkin desteği
Materyaller:
Aktif öğrenme ortamında çocukların çok değişik şekillerde kullanabileceği, bol
miktarda malzeme bulunur. Bu malzemeler değişik oyuncaklar, pratik günlük nesneler,
(eski telefonlar, kap-kaçak, türlü giysi ve takılar, kitap ve magazinler, boya ve
çeşitli kalemler gibi) doğal malzemeler, (yaprak, çiçek, ağaç kabuğu, dallar, deniz
kabukları, meyve ve sebzeler gibi) artık materyaller, (boş kutular, kavanozlar, şişeler,
tuvalet kağıdı ruloları gibi) olabilir. Çocuklar bu malzemeleri kullanmak için yeterli
alan ve zamana sahip olmalıdır.
Malzemeleri kullanma:
Aktif öğrenmenin uygulandığı ortamlarda, çocuklar nesneleri özgürce kullanmaya teşvik
edilir. Bebekler ve çocuklar gerçek deneyimlerle öğrenirler. Örneğin, bir elma resmine
bakarak elma hak kında fazla bilgi edinemezler. Ancak, gerçek bir elma tanıma deneyimleri
varsa elma resmi bir anlam taşır. Bu yüzden, çocukların nesneleri tüm duyularıyla
araştırmaları, ilişkileri doğrudan deneyim yoluyla keşfetmeleri desteklenmelidir.
Aktif öğrenme ortamlarında çocuklar, kendilerine sunulan bol ve değişik malzemeleri
değiştirirler, ayırırlar, birleştirirler. Materyali değişik şekillerde kullanabilme
özgürlüğü, değişik deneyimler yaşamalarını sağlarken yaratıcılık ve yeni kavramlar
geliştirmelerine de olanak sağlar.
Seçim:
Aktif öğrenme ortamında çocuklar ne yapacaklarını, hangi malzemeleri kullanacaklarını
seçerler. Kendi kişisel ilgi ve niyetlerinden doğan etkinlikler, öğrenmenin en kalıcı
ve anlamlı olduğu aktivitelerdir. Kendi seçimleriyle başlattıkları aktiviteler
sorumluluk almalarını destekler.
Çocuğun dili:
Çocuğun nesnelerle doğrudan ilişkisi ve onları kullanırken veya değiştirirken çıkan
sonuçları zihinsel olarak yorumlaması ve yorumlarını daha bütünleşmiş bir dünya görüşüne
oturtması gerekir. Bu zihinsel süreci harekete geçirmek için, çocukların deneyimleri
hakkında konuşmaları, neyi neden ve nasıl yaptıklarını kendi kelimeleriyle anlatmaları
teşvik edilmelidir. Dil gelişimiyle bilişsel gelişim içice olduğu için çocukların
konuşmasına her zaman fırsat tanımak yeni öğrenme deneyimlerine yol açacağı gibi,
çocuğun gelişim sürecini takip etmemizi kolaylaştıracaktır.
Yetişkin desteği:
Yetişkinler, çocukların niyetlerini, düşüncelerini, problem çözme* şekillerini ve
yaratıcılıklarını teşvik ederler. Aktif öğrenme uygulanan okullarda yetişkinler,
çocukların ilgi ve fikirlerini izleyerek, o doğrultuda aktiviteler, malzemeler ve
deneyimler hazırlarlar. Çocuklarla yaptıklarıyla ilgili konuşur ve son sorarak onları
düşünmeye teşvik ederler. Çocukların düşünmeler ve düşüncelerini kelimelere dök meleri
için fırsat tanırlar. Aktif eğitimde, yetişkinler çocuklarla ortaklık kurarlar. Onların
oyunlarına katılarak materyalleri çocukların kullandığı şekilde kullanırlar. Çocukların
düşüncelerini dinler, bunları tekrar eden, genişleten yorumlar yaparak yeni öğrenme ve
ilgi alanları açarlar. Aktif eğitim yapılan sınıflarda yetişkinler çocukların kendi
işlerini kendilerinin yapmalarını teşvik eder ve çocuklar işlerini bağımsız yaparken
sabırla beklerler. Çocukların birbirlerinden fikir ve yardım almalarını desteklerler.
Sorunların çözümünde çocukların kendi buldukları yöntemleri uygulamalarına fırsat tanırlar.
Vardıkları sonuçlar yanlış olsa da kabul ederek, çocukların fikirlerini sınamalarını teşvik ederler.
Bütün bu unsurların gerçekleştirilebilmesi için aktif eğitim yapan öğretmenlerin çok
dikkatli plan yapmaları, çocuklarla doğrudan, aktif ilişki içinde olmaları, gözlemleri
sonucu çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına göre esneklik gösterebilmeleri ve kendilerinin
de birer "aktif öğrenci" olmaları gerekmektedir.
Bu tarz bir eğitim deneyimi; yaratıcı potansiyelini kullanan, ömür boyu öğrenmeyi amaç
dinmiş, yüksek motivasyona sahip, düşünen ve üreten genç insanlar yetiştirmektedir.
Yaklaşık kırk yıldır yapılan araştırmalar aktif eğitimle yetişen kişilerin sorumluluk
sahibi, mesleklerinde ve hayat deneyimlerinde daha başarılı ve mutlu olduklarına
işaret etmektedir.
|
|
|