|
|
Üstün
Yetenekli Çocuklar
 |
Üstün yetenekli çocukların eğitimi konusunda
günümüzde yeterli önlemlerin alındığını söylemek zor. Genellikle, bu çocuk
üstün yetenekli ya da çok zeki nasıl olsa başının çaresine bakabilir diye
düşünülmekte ve genel nüfusun yüzde ikisini oluşturan bu grubun eğitimine
yeterince önem verilmemektedir.
Bu makalede, Prof. Dr. Ayşegül Ataman,
üstün yetenekli çocukları olan ailelere ve sınıflarında bu tür çocuklar
olan öğretmenlere önerilerde bulunuyor.
|
 |
ÜSTÜN
ZEKALI ÇOCUKLARA ANA-BABALARI VE
ÖĞRETMENLERİ NASIL YARDIMCI OLABİLİR
Prof.
Dr. Ayşegül ATAMAN
Gazi
Üniversitesi
Gazi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü
Görme Engellilerin Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı |
 |
|
Üstün Zekalılığı Anlama
Hemen hemen her çocuğun yaşdaşlarından daha iyi olduğu bir yanı vardır.
Kimisi konuşmada, kimisi yazmada, bir diğeri resim yapma ya da şarkı söylemede
yaşıtlarından daha iyidir.
Çocukların bir kısmı ise akranları çeşitli işler başarırken halâ temel
bazı becerileri kazanmada büyük güçlüklerle karşı karşıyadırlar. Başka
bir biçimde ifade edecek olursak, dört yaşındaki çocukların oluşturduğu
bir kümede, çoğunluk tek ayakları üzerinde hoplama yeterliğine ulaşmışsa,
bu kümenin küçük bir kısmı tek ayakla hoplayarak daireler çizerken, küçük
bir kısmı da hiç hoplayamaz. İşte aynı bu örnekte olduğu gibi yetenek
dağılımı açısından da çocukların büyük çoğunluğunu üç gruba ayırabiliriz.
Ortalama, ortalama üstü ve ortalama altı. Normal okul sistemi içinde çocuklar
genellikle üç düzeyin paraleli olan öğrenme kümelerine ayrılabilir.
- Ortalama öğrenme gücü olanlar,
- Ortalama üstü öğrenme gücü olanlar,
- Ortalama altı öğrenme gücü olanlar.
Bu üç ana grup dışında çok küçük sayıda oldukça ağır ve güç öğrenen öğrenciler
de vardır. Bunlara bilindiği gibi "geri zekalılar" denir. Bu
küçük sayıya eşit bir grup çocuk da oldukça ileri öğrenme düzeyine ulaşmıştır
ki bunlara da "üstün zekalı" ya da "üstün yetenekli"
çocuklar denir.
Öğrenme yeteneği açısından istatistiksel olarak açıklayacak olursak söyle
bir dağılım ortaya çıkacaktır. Kuramsal olarak yüz öğrenciden oluşan bir
grup düşünelim. Bunların hepsi beşinci sınıfta olsun. İstatistik bulgulara
göre bunların 68'i ortalama öğrenme gücünde, 13 ortalama üstünde, 13 ortalama
altında, üç geri zekalı ve üçü de üstün zekalı olacaktır.1
Gerek bizde gerekse gelişmiş ülkelerin çoğunda, yukarıda belirtilen dağılımın
tabanında yer alan geri zekalılarla çeşitli özür grubuna giren çocuklara
(körler, sağırlar, ortopedik özürlüler) özel eğitim olanakları sağlanmaktadır.
Bu gruba duygusal güçlüğü olanları, kültürel yoksunluğu olanları ve korunmaya
muhtaç çocukları da dahil edebiliriz. Ancak, benzer özel eğitim olanaklarının
üstün zekalılara sağlanabilmesi söz konusu olduğunda ilgililer "nasıl
olsa her ortamda yetişebilirler, kolay öğrendikleri, okuldan hoşlandıkları,
genel olarak uyumlu oldukları ve diğer çocuklardan zekaca da üstünlükleri
bulunduğuna göre ayrıca bir özel eğitime gereksinmeleri yoktur" savıyla
sorunu önceliği olmayan bir biçimde ele almayı yeğlemektedirler.
Ancak, durumun hiç de böyle olmadığını kanıtlayan gerçekler vardır. Yapılan
araştırmalar, gerekli önlemler zamanında alınmadığında yani en erken yaşta
tanılanıp uygun eğitim olanakları sağlanmadığında, üstün zekalı çocukların
büyük bir kısmının duygusal sorunları olabileceğini, normal çocuklar için
düzenlenmiş okul programlarında çeşitli sorunları (özellikle öğrenme açısından)
olan öğrenciler haline dönüşebileceklerini hatta, olağanüstü yeteneklerini
boşu boşuna tüketeceklerini ortaya koymaktadır.2
Bir diğer noktada şudur: Sayıları doğa tarafından her kuşak için sınırlandırılmış
olan bu çocukların 3 bir tekinin bile yetenekleri oranında
yetistirilemeyişinin ortaya çıkaracağı ve giderilmesi mümkün olmayan kayıp..
Uygarlık tarihi incelendiğinde tarih öncesinden günümüze değin toplumların
uygarlık düzeyinde almış oldukları ilerlemeler, büyük ölçüde bu sayısı
az üstün yeteneklilerin ürünüdür.*
Erken yaşta tanılanıp uygun eğitim ortamı sağlanamadığı için üstün yetenekli
ya da en azından bu yetenek gizilgücüne sahip olan bir çok kişi, çevrelerindeki
kişilerin dikkatini çekemeden yaşamlarına devam edebilirler, en yakınlarınca
önem verilmeyen kişi olarak görülebilirler, özel yeteneklerinin farkına
varılmadığından sıradan bir insan olarak, keşfedilemeden, yok olup gidebilirler.
|
|
|