|
|
Ana Baba Okulu: Okulöncesi
 |
İnsan doğuştan dil ve konuşma yeteneğiyle doğar. Önce çevresindeki sesleri dinler,
bunları anlamaya ve benzerini çıkarmaya çalışır. Ardından sözcükleri kullanarak cümleler kurar, kendisini anlatmak ve
çevresini anlamak için...
|
 |
0-6 Yaş Döneminde Dil Gelişimi
Yrd. Doç. Dr. Figen
Turan
Hacettepe Üniversitesi,
Ev Ekonomisi Yüksek Okulu
Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü
|
|
|
İlk Sözcükler
İlk gülüş, ilk inci gibi bir diş ve ilk
adım gibi, bebeğinizin ilk sözcükleri de unutamayacağınız bir andır. Bebeğinizin
ilk anlaşılır sözcüklerini söylediği günü daima hatırlarsınız. Artık sizin anlayabileceğiniz
bir dilde iletişim kurmaya, düşündüklerini ve isteklerini size anlatmaya başlamıştır.
Bu durum için, yaş değişkenlik gösterse bile genellikle ilk sözcükler 10 ve
15 ay arası otaya çıkar. Bebeğiniz mırıldanırken sık sık "anne" ve
"baba" sözcüklerini kullanır. Bunu doğal ortamda, bir kişiyi ya da
bir nesneyi isimlendirdiğinde daha da emin olursunuz. Örneğin, banyosu için
su sesi duyduğunda "ba" demesi gibi.
İlk sözcükleri, genellikle kendisi için önemli olan "anne", "baba"
gibi insanlar ya da günlük çevrede sık kullanılan "top" vb. nesnelerdir.
Daha sonra, isteklerini ifade eden ya da eylem içeren, "bay bay" ya
da "attı" gibi, sözcüklere geçerler. İsteklerini yalnızca ağlayarak
anlatabilen yeni doğmuş bir çocuğun; öyküler anlatan, istekleri olan, şakalar
yapan ve birçok soru soran bir çocuğa dönüşmesi gerçekten de şaşırtıcıdır.
Bebek Konuşması
Yetişkinlerin ve çocukların, bebeklerle konuşurken ses tonlarını ve şiddetlerini
değiştirdiklerini daha melodik bir konuşma tarzını benimsediklerini de gözleyebilirsiniz.
Buna bebek konuşması denir. Bunu yetişkinler bilinçli olarak değil, kendiliğinden
yaparlar. Araştırmalar, bu tarz konuşmaların bebekler için çok yararlı olduğunu
göstermektedir. Böylece bebekler, konuşmalar sırasında farklı sesler duyabilir
ve farklı sözcüklerin anlamlarını öğrenebilirler. Bu, farkında olmadan yaptığımız
bebek gibi konuşmak, nasıl bir konuşma tarzıdır? Bebek gibi konuşurken gerçekte
neler olur. Bu konuşma tarzında kendinizi;
- daha yavaş ritimle ve uzatarak konuşurken
- daha yüksek sesle konuşurken
- sözcükleri tekrarlarken
- konuşmalarınızı basitleştirirken
- sesleri vurgularken
- sözcükleri vurgularken bulabilirsiniz.
İlk başta, bebekle bu tarzda konuşurken komik duruma düştüğünüzü sanabilirsiniz,
ancak bu değişik konuşma şeklinizin, bebeğin dikkatini daha çok çektiğini göreceksiniz
Ailenin öğretebildikleri
Bebekler, doğuştan dil ve konuşma yeteneğiyle
doğarlar; ancak sizin yardımınız çok önemlidir. Araştırmalar, çocuğun nasıl
ve ne zaman konuşmayı öğrendiği konusunda, ailesinin desteğinin olumlu etkisi
olduğunu göstermektedir.
Dili kullanmayı öğrenmek dereceli bir süreçtir. Bebeğiniz, çevresinde konuşulan
dili dinlemekten mutlu olacaktır ve duyduklarını, pratik yaparak konuşmayı öğrenecektir.
Önce kendisine söylenen şeyleri anlamaya, daha sonra da sözcükleri tek tek kullanmaya
başlayacaktır. Başlangıçta bu sözcükleri tutarsız olarak kullanabilir. Daha
sonra bu sözcüklerle basit cümleler kuracak ve en sonunda da daha uzun ve anlaşılır
cümleler kurarak, hangi sesleri kullanacağını doğru olarak öğrenecektir.
Birçok aile, çocukların nasıl ve ne zaman konuşması gerektiğini bilmekte güçlük
çekerler. Ancak, her çocuğun kapasitesinin farklı olduğunu unutmamak gerekir.
Aynı ailedeki çocukların konuşmayı öğrenme süreleri farklı olabilir. Kız çocukları,
erkek çocuklarına göre konuşmayı daha erken kazanabilmektedirler. Burada önemli
olan, çocuğun dil gelişiminde tutarlı olmasıdır.
0-1 Yaş
Bebeğin dili öğrenmesi doğumla başlar. Dolayısıyla, ona yardım etmek için hiçbir
zaman çok erken değildir. Bebekler, çevrelerinde duydukları sesleri dinlerler.
Ayrıca, ne zaman mutlu ve ne zaman mutsuz olduklarını bilmeniz için sesler çıkarırlar.
Bu ilk aylarda konuşmanın temelleri hazırlanmıştır. Sizin konuşmanız sırasında,
bebek size mırıldanarak ya da yüz mimikleriyle gülümseyerek tepki verir ya da
motor hareketlerle el sallama ve tekme hareketleriyle yanıt verir. Bebekle konuşurken,
diğer yetişkinlerle konuştuğunuz gibi davranın. Bir şey söyleyin ve sizi yanıtlamasını
bekleyin, ardından tekrar bir şey söyleyin.
Bebeğinizin İlk Yılındaki Dil Gelişimi
| Yaş |
Yapması Beklenenler |
Öneri Alınması Gereken Durumlar |
| 0-3ay |
- Seslere başını çevirir. Mırıldanma ve
gülümsemeyle karşılık verir.
- Ünlü-ünsüz birleşimi heceler çıkarır (ah-ah,
oh-oh).
|
- Üç aylık bebek seslere ve size tepki vermiyorsa
|
| 3-6ay |
- Anlaşılmaz sesler çıkarır (bababa, gagaga)
- İsmine yanıt verir.
- "ce" oyunu oynamaktan hoşlanır.
|
- Hiç ses çıkarmıyorsa
- Değişken sesler çıkarmıyorsa
|
| 6-12ay |
- Sözcükleri taklit eder.
- "Hayır"a tepki verir.
- "Anne" ,"baba"gibi
sözcükleri söyleyebilir.
- Kolay heceleri söyleyebilir (da, go,
ga).
|
- Bebek onunla konuşanlara yanıt vermiyorsa.
- On iki aylıkken isteklerini elde etmek
için ses çıkarmıyorsa
|
Çocuğunuza Yardım Etmek İçin Neler Yapılabilir?
Çocuğunuzla iletişim kurabilmek için yapabilecekleriniz şöyle sıralanabilir:
Doğumla 6 ay arası
- Şarkı ya da ninni söylerken, onun yüz mimiklerini taklit edin.
- Beslenme, altını değiştirme ve banyo saatlerini konuşma saatlerine dönüştürün.
- "ce" oyunları gibi oyunları oynayarak karşılıklı iletişimi geliştirin.
- İsmini söylediğinizde size bakmasını teşvik edin.
- İletişim çabasıyla çıkardığı bütün sesler için olumlu ifadeler kullanın.
Örneğin: "Ne güzel gülüyorsun?" gibi.
6-12 ay arası
- Seslerin farkına vardıkça, (örneğin telefon çaldığında) ne olduğunu anlatın.
- Ne söylediğinizi anlaması için ona zaman tanıyın.
- Günlük aktivitelerinizi tanımlamak için aynı ifadeleri kullanın."Ayşe'nin
banyosu", "yatma vakti" gibi.
- Nesneleri gösterip, doğal bir konuşma ortamında isimlendirin.
- Parmak oyunları oynayın.
- Kitaplarla tanıştırın; kitapta bulunan, basit ve günlük yaşantısında çok
karşılaştığı nesneleri isimlendirin.
1-2 YAŞ
12 aylık dönemde hemen hemen tüm çocuklar ilk sözcüklerini söylerler. Ancak,
bu çok değişken olabilir; kimileri bunu sekizinci ayda gerçekleştirirken, kimileri
de 18 aylık döneme kadar bunu gerçekleştirememiş olabilir. Bu dönemde önemli
olan, çocuğun seslerle değişik ton ve şiddette denemeler yapmasıdır. Bu dönem
içinde çocuğunuz daha fazla oyun oynamaya başlayacak ve aynı şarkıyı ya da ninniyi
defalarca dinlemekten zevk alacaktır. Bu sizin için çok sıkıcı olabilir, ama
onun için önemlidir. Çocuğunuz, daha fazla sözcük öğrenmeye başlayacak ve bu
sözcükler daha anlaşılır hale gelecektir.
| Yaş |
Yapması Beklenenler |
Öneri Alınması Gereken Durumlar |
| 12-18 ay |
- Sözcük dağarcığı 5-20 arasındadır
- Basit direktifleri takip eder.
- İsmine karşılık verir.
- Bay bay yapmak
- İki basit sözcükle basit cümle kurar.
Örneğin"Baba gitti".
|
- 18 aylıkken birkaç sözcükten fazlasını
kullanmayıp sadece işaret kullanıyorsa
- Sözcükleri kullanmaya başlayıp, daha sonra
kullanmamaya başladıysa.
|
| 18-24 ay |
- İki ya da dört sözcükle cümle kurar
- Bilinen insanların, nesnelerin ismini
bilir.
- Yaklaşık 50 sözcük bilir.
|
- Basit direktifleri takip edemiyorsa
- Taklit oyunlarına katılmıyorsa
- Çocuğunuzun konuşmasını anlamıyorsanız
- 2 yaşında olmasına rağmen iki sözcüğü
birlikte kullanamıyorsa
|
Ona Nasıl Yardım Edebilisiniz?
Aşağıda çocuğun dil gelişimine yardımcı olabilecek öneriler verilmiştir:
12-18 AY ARASI
- Çocuğunuzla iletişiminizde basit ve kısa cümleler kullanın.
- Doğal bir formda, ancak yavaş, anlaşılır ve açık konuşun.
- Çocuğunuzun sözcük kazanımı için, tercihli sözcüklerle soru yönelterek
model olun. Örneğin; elma ya da muz ister misin? gibi.
- Oynayabileceği bazı oyuncakları sağlayın. Örneğin; oyuncak bir telefon,
konuşma taklitleri yapabileceği en iyi oyuncaktır.
18-24 AY ARASI
- Yaptığınız aktiviteleri ve ne olduğunu anlatıp, tanımlayın.
- Birlikte bazı günlük aktiviteler yapın, böylece konuşacak çok şey olacaktır.
- Çocuğunuzun oyun içinde gerçek nesnelerle oynamasını teşvik edin, örneğin;
gerçek yiyecekler kullanılan bir çay partisi gibi.
- Resimli olay ya da nesne kartlarıyla grup oyunları oynayın, bulmacalar
çözün.
- Geçmişten, günümüzden ve gelecekten söz edin; bugün ne yaptınız, yarın
büyükanne gelecek gibi.
- Eğer çocuğunuzun çıkarabildiği bir ses varsa (örneğin; baa), bu sesle başlayan
ve çevresinde bulunan nesneleri öncelikle sözcük dağarcığına kazandırmayı
hedefleyin. Örneğin; bardak gibi. Bu sözcüğü basit cümlelerde ve duruma uygun
ifadelerin içinde kullanın.
- Hedeflediğiniz ve çıkarabildiği sese ilişkin sözcük kartları oluşturun.
Bu kartlarla evin içinde çeşitli oyun ortamları hazırlayın. Karttaki sözcüğü
göstererek ismini söyleyin. Sözcüğün nasıl söylendiğini duymasına yardımcı
olun. Bazen ona da sorarak isimlendirmesini isteyin. Her ne şekilde isimlendirme
yaparsa yapsın, doğru kabul edip, tekrar geri iletim sağlayın. Örneğin; Evet
bu bir "bardak". Daha sonra /b/ sesiyle başlayan diğer karta geçin.
Unutmayın, bu sadece bir oyundur, çocukları zorlamak ve terapist rolü oynamak
çocuğunuz için gereksiz ve sakıncalı olacaktır. Kendi gelişim süreci içinde
yalnızca onu desteklemeyi hedef alın.
2-3 YAŞ
2-3 yaş döneminde, aileler çocuklarının kullandığı sözcüklerde bir "patlama"
olduğunu görürler. Her durum için bir sözcükleri vardır ve sürekli "neden?"
tipinde soru yöneltirler.
| Yaş |
Yapması Beklenenler |
Öneri Alınması Gereken Durumlar |
| 24-36 ay |
- İki aşamalı direktifleri takip eder örneğin;
"oyuncağını getir" ve "koltuğa koy."
- Çok farklı cümle tiplerini anlar.
- Dört-beş sözcüklük cümleler kullanır
- "Neden" soru tipini kullanır.
- Masalları dinler ve basit sorular sorar.
|
- Eğer soru yöneltmiyorsa
- Basit sorulara "evet" ya da
"hayır" olarak yanıt vermiyorsa
- Çocuğunuz sizi dinlemede zorlanıyorsa
- Sizin söylediklerinizi anlamakta güçlük
çekiyorsa.
|
Ona Nasıl Yardım Edebilirsiniz?
- Çocuğunuza "edat" ları öğretebileceğiniz oyunları oynayın. Örneğin,
"topu kutunun 'içine' koymak" ya da "masanın 'üstünden' atmak"
gibi.
- Çocuğunuza 10'a kadar saymasını öğretin ve sayma oyunları oynayın.
- Yazmayı taklit edebilmesi için boya kalemleri ve kâğıt sağlayın.
- Diğer çocuklarla oyun oynayarak iletişim sağlayabilmesi için fırsatlar
yaratın.
- Kitap içinde bulunan eylemleri tanımlayarak, onları kısa cümlelerle anlatın.
Anlattığınız cümlelerle ilgili her olaya ilişkin hemen soru yöneltin. Her
ne cevap verirse versin, tekrar sorunuzun yanıtını bir de sizden duyması ona
uygun konuşma modeli olmanız açısından etkili olacaktır. Örneğin; "Evet
çocuk ayakkabısını giyiyormuş" gibi.
3-5 yaş
3 ve 4 yaş arası sıklıkla "kim?", "nerede?" ve "ne?"
gibi soru tiplerini yöneltirler. Cümleleri daha uzundur ve konuşması daha akıcıdır.
4-5 yaş arası kendisine söylenen her şeyi anlar ve kolay anlaşılır bir şekilde
konur.
| Yaş |
Yapması Beklenenler |
Öneri Alınması Gereken Durumlar |
| 3-4 yaş |
- Çok sayıda sorular yöneltir.
- Kendine ait öyküler uydurur ve yaptıklarını
anlatır.
- Yaklaşık beş- altı sözcüklü cümleler
kurar.
- Zamanı algılar (yarın, daha sonra, gelecek
hafta gibi)
|
- İfade etmek istediklerini anlaşılır bir
şekilde söyleyemiyorsa
- Konuşması sırasında iletişimini aksatacak
ölçüde takılma, duraksama ve ses, hece ya da sözcük tekrarları varsa.
|
| 4-5 yaş |
- Daha uzun öyküler anlatır ve içinde ailesinin
de olduğu öyküler yaratabilir.
- Beş sözcükten daha fazla sözcük içeren
cümleler kurar.
- Gelecek zamanı kullanır (Örneğin; "Yarın
anaokuluna gideceğim."gibi).
|
- Eğer hala sözcükleri biraraya getirip
cümle kurmakta güçlük çekiyorsa
- Konuşmasına ilişkin kullandığı sesleri
doğru olarak üretemiyorsa ya da artikülasyon hataları yapıyorsa
- Söylenen direktifi anlamakta güçlük çekiyorsa
- İletişim kurma konusunda
çekingense.
- Öğrendiği ifadeleri uygun
bağlamda kullanamıyorsa.
|
Ona Nasıl yardım Edebilirsiniz?
- Büyük- küçük, sert- yumuşak gibi zıtlıklar içeren oyunlar oynayın.
- Konuşmalarınıza zamana ilişkin kavramlar katın (bugün, yarın, daha sonra,
gelecek hafta gibi).
- Çocuğunuza olaylara ilişkin hisleri ve duyguları hakkında konuşma fırsatı
tanıyın ve paylaşımda bulunun.
- Kendinize ait sözcük oyunları, tekerlemeler, hikayeler yaratın.
- Sözcük bulma oyunları oynayın.
- Dil ötesi becerilere ilişkin oyunlar üretebilirsiniz ( örneğin;bir sözcüğün
hangi sesle başladığının ya da bir sesle başlayan sözcüğün bulunması gibi
fonolojik farkında olmaya ilişkin aktiviteler).
İfade Edici Dilin Ortaya Çıkması
Çoğu anne-baba, bebeklerinin ilk sözcüklerini
duymanın heyecanını hatırlayabilir. Fakat bu önemli başarı bir gecede ortaya
çıkmaz. Aslında, bebekler bir sabah tüm cümleleri kazanmış olarak uyanmazlar.
Gerçekte, hastanede duyulan ilk çığlıktan "da-da" ya da "ma-ma"
gibi kontrollü ifadelere gelişme yavaş, sistematik ve bir çok çocuk açısından
önceden tahmin edilebilir.
Stark (1979), beş aşamalı dönemden oluşan dil-öncesi dönemi tanımlayan bir
çerçeve oluşturmuştur. Dil gelişiminin bu ilk dönemleriyle ilgili olarak, yol
gösterici olması açısından Stark'ın modeli kullanılacaktır. Ancak önce bir uyarıda
bulunmak gereklidir: Dil gelişimi bireyseldir. Gelişimle ilgili genellemeler
yapılması mümkün olsa da, bu genellemeler her çocuk için doğru değildir. Çocuklar
arasında dil gelişimi açısından büyük farklılıklar vardır. Bu nedenle, bir çocuğu
dil bozukluğu hakkında konuşulurken çok dikkatli olunmalıdır. Çünkü, çocuk aşağıda
tanımlanan dönemlere harfiyen uymaz. Bu dönemlerin ötesinde gelişim gösteren
bir çocukla ilgili olarak aşırı heyecanlanmak da bir hata olabilir. Bununla
birlikte, çocuğun normal gelişim dizisinden bir sapma gösterdiği durumlar dikkate
alınmalıdır.
I. Dönem (0-8 Hafta)
Bu dönemde; yeni doğanlar, refleksif ağlama ve hayati solunum yaparlar. Yani,
ağızlarını açarlar ve ne geliyorsa çıkarırlar. Bu gelen tepkiler, genellikle
anne-babanın ilgisini isteyen çığlık biçiminde yüksek sesli ağlamalardır. Bu
ağlamayı göz ardı etmek güçtür, hatta acı vericidir. Bireysel farklılıklar olsa
da, bu ağlamalar tipik olarak kısa, hızlı ve patlama şeklindedir. Kimi bebekler
göreceli olarak daha sessizdir; diğerleriyse sürekli ağlıyor gibi görünürler.
Kimileri çığlık şeklinde, yüksek sesli ağlamalara sahiptir, diğerleriyse sessiz
ağlarlar. Bebekler ayrıca, anne-babalarına sanki bebek iletişim başlatmak istiyormuş
gibi tepki verebilecekleri geğirme, öksürme ve hapşırık gibi sesleri çıkarırlar.
II. Dönem (8-20 Hafta)
Bu dönem, bebeklerin kendi ses çıkarma organları üzerinde, gittikçe artan oranda
kontrol kazandıkları bir dönemdir. Ağlama ayırt edici hale gelir ve böylece
anne-babalar, açlık, rahatsızlık, istek gibi farklı tür ağlamaları , birbirinden
ayırt etmeye başlar. Ağlama patlamaları, giderek daha katlanılır ve genellikle
daha az sıklıkla oluşmaya başlar. Bu dönemin sonundan itibaren, bebeklerin çoğu
gığıldama sesleri çıkarmaya başlar. Bunlar anne-babalar tarafından sıklıkla
keyif sesleri olarak yorumlanan, ünlü-benzeri (aaa, ooo) ifadelerdir. Bu aşamada
birçok bebek kahkaha atmaya da başlar.
III. Dönem (16-30 Hafta)
Bu dönem sesli oyunlarla karakterize edilir ve ses mekanizması üzerinde sürekli
kontrol bulunan bir dönemdir. Ünlü sesler bebeğin ses dağarcığına girmeye başlar.
Bunlar daha önce gözlenen gığıldama seslerine eklenebilir. Bu dönemin sonundan
itibaren, bebek babıldama olarak adlandırdığımız ünlü ve ünsüz seslerin birleşiminden
oluşan heceleri çıkarmaya başlar.
IV. Dönem (25-50 Hafta)
Bu dönem, gerçek hece tekrarı aşamasıdır. Bebek ba ya da ma gibi ünlü ve ünsüz
bileşimlerini çıkarır. Bu dönemin sonundan itibaren bu ünlü-ünsüz bileşimleri,
perde ve tonlaması sık sık değişen uzun diziler (ba ba ba) halinde tekrarlanır.
V. Dönem (9-18 Ay)
Çocuğun hece tekrarı gittikçe karmaşık hale gelir. Ünsüz seslerin sınırları
genişler. Birçok çocukta jargon ortaya çıkar. Bu, dile çok benzeyen bir ses
çıkarma tipidir. Çünkü, buradaki ses ve tonlama, dile oldukça benzer. Başka
bir odadan dinlenirken bebeğin gerçekten konuştuğu düşünülebilir. Çünkü, bu
ses dizileri cümlenin ses özelliklerini taşır.
V. Dönem gerçek diş üretimine geçişi işaret eder. Bu yaş, anne-babaların, ilk
sözcüklerin çıkarıldığını saptadıkları yaştır. Bunlar bazen jargon konuşması
içerisinde duyulur. Sözcükler bazen net olarak çıkarılır; fakat daha sonra günlerce
ya da haftalarca duyulmaz. Bazı çocuklar, tutarlı bir anlama gelen ve ünlü-ünsüz
bileşimleri olan kalıp sözcükler kullanabilir. Örneğin, çocuklardan birisi,
isteğini anlatmak için, sözcük yerine geçen na bileşimini kullanabilmektedir
| Dönem |
Form |
İçerik |
Kullanım |
I. dönem
(0-8 hafta) |
Refleksif ağlama
Yaşamsal solunum
Ses ayırt etme |
Biyolojik ve fiziksel gereksinimler |
Göz teması
Vücut hareketi |
II. dönem
(8-20 hafta) |
Gığıldama ve kahkaha atma
Ünlü benzeri sesler
Ağlama daha kontrollü |
Ayırt edici ağlama
Açlık, sıkıntı |
OyunlarRutinler |
III. dönem
(16-30 hafta) |
Konuşma üzerinde artan kontrol
Uzatılmış ses çıkarma
Babıldama |
Semantik işlevlerin başlaması |
İletişim amacı |
IV. dönem
(25-50 hafta) |
Tekrarlanan hece kümeleri
Jargon konuşma
Bazı sözcükler |
Anlamsal işlevlerin genişlemesi |
Bir ifadenin dile getirilişi |
V. dönem
(9-18 ay) |
Kalıp sözcükler
Dile geçiş |
Aşırı uzatma
Eksik uzatma |
Bir özelliğin ifade edilişi |
Stark. (1989). Prespeech segmental feature development. P.Fletcher
& M.Garman (Ed.) içinde Language Acquisition (pp.15-32). New York: Cambridge.
Çocuğun Konuşmayı Öğrenmesine Yardımcı Olacak İpuçları
Çocukların konuşmayı öğrenmesi çok karmaşık bir süreçtir. Bu aşamada sizin
katkınız da çok önemlidir. Bu konuda bazı öneriler verilebilir:
- Çocuğunuza konuşmak için zaman ayırın. Onun yaptıkları ya da kendi yaptıklarınız
hakkında sohbet edin.
- Onunla konuşurken sıranızı bekleyin; bir şey söyleyin ve size yanıt vermesine
fırsat tanıyın.
- Günde en az bir saat, onunla yüz-yüze konuşmak için zaman ayırın.
- Odadaki TV, radyo, video, müzik ve bilgisayar oyunları gibi gereksiz seslerin
olmadığı ortamda iletişimi deneyin.
- Az konuşmanın çocuğunuzun sizinle konuşmasını zorlaştıracağını unutmayın.
- Konuşurken çocuğunuza bakın ve size dikkat ettiğinden ve dinlediğinden
emin olun.
- Çocuğun ifadesinde kullandığı yanlış sözcükleri, "yanlış kullandın"
gibi uyarmalar yerine, doğru model olarak, kısa cümle içinde tekrar etmeniz
uygun olacaktır.
- Dilin, iletişim için gerekli olduğunu ona hissettirin. İşaretle ya da nesnenin
ismini söylemeye çalışarak, bir şey istediği zaman; örneğin "Süt mü istiyorsun?"
gibi yönergelerle, ona hem uygun konuşma modeli olun hem de istediği nesneyi
vererek kendisini ödüllendirin.
- Çocuğunuzun her sözcüğü söyleme çabasını övgü ile pekiştirin.
Dil ve Konuşma Problemleri
Ne Tipte Olabilir?
Dil gelişiminde neyin normal olabileceği konusunda, çocuktan çocuğa çok farklılıklar
olabilir ve çok az çocuk şemamızdaki aşamaları gösterir.
Dil ve konuşma problemleri pek çok değişik biçimde ortaya çıkar ve çocuklar,
bir ya da birkaç problemi eşzamanlı yaşayabilirler. Örneğin; hangi nedenle olursa
olsun, gecikmiş problemi olan bir çocukta, aynı zamanda artikülasyon sorunu
da kendini gösterecektir. Aşağıda çocuklarda en sık görülen dil ve konuşma problemleri
belirtilmiştir:
- Dili anlamaya ilişkin problemler
- Dili ifade etmeye ilişkin problemler
- Uygun iletişim kurabilme yeteneğinde ilişkin problemler (edimbilim)
- Nörojenik kökenli problemler (yapısal)
- Artikülasyon / Fonolojik problem
- Akıcılık problemi
- Ses bozukluğu.
Ne Zaman Yardım İstemeliyim?
Ne zaman yardım isteyeceğiniz konusunda belirgin bir kural yoktur. Eğer endişeleniyorsanız
doktorunuzla konuşmanız gerekecektir.
Endişenizin nedeni şunlar olabilir:
- Çocuğunuz seslere tepki vermiyorsa.
- Siz ve ailenin diğer üyeleri, çocuğunuzun ne söylediğini anlamıyorsanız.
- Ailenin öyküsünde, bir dil ve konuşma gecikmesi varsa.
- Çocuğunuzun dil gelişiminin ve konuşmasının, aynı yaştaki çocuklara göre
belirgin olarak geride olduğunu düşünüyorsanız.
Gecikmiş Konuşmanın Nedenleri
Gecikmiş konuşmaya; disartri, serebral palsy ve diğer nörojenik bozukluklar
gibi nörolojik Down sendromu gibi genetik bir problem neden olabilir. Bilinen
bir nedene bağlı olmayan gecikmiş konuşma, artikülasyon ya da akıcılık problemleri
de olabilmektedir. Bunların yanında, işitme problemleri de gecikmiş konuşmaya
neden olabilmektedir. Birçok çocuk, orta kulak iltihabına ilişkin sorunlar yaşayabilir.
Ayrıca, çocuğunuz sürekli orta kulak enfeksiyonu çekiyorsa, duymasında ciddi
sorunlar ortaya çıkabilir. Bu da, konuşma çabasını olumsuz yönde etkileyecektir.
Bu türden belirtilerin olması durumunda, öncelikle bir pediatristin çocuğunuzu
görmesi ve gerekirse KBB ve odyoloji muayenesi yapılmalıdır. Doktorunuz, çocuğunuza
yardım edilmesi gerektiğini düşünüyorsa, genel gelişimiyle spesifik dil ve konuşma
özelliklerinin değerlendirilebileceği, varsa üniversitelerin dil ve konuşma
bozuklukları birimlerine, yoksa çocuk gelişimi, çocuk ruh sağlığı ya da özel
eğitim gibi birimlerine ve özel merkezlere ulaşabilirsiniz. Çok gereksinim duyulmasına
karşın, ülkemizde konuşma tedavisiyle ilgilenen kişi sayısı sınırlıdır. Bu kişilere
ulaştıktan sonraki aşama, çocuğunuz ve danışmanlık aldığınız kişi ya da birim
arasında, düzenli bir terapi programı yapmak olacaktır. Terapinin süresi ve
başarısı, problemin tipine ve yanında eşlik eden diğer gelişimsel-yapısal sorunlara
göre değişiklik gösterecektir.
Bu yazı Çoluk Çocuk Aylık Anne Baba Eğitimci Dergisi Nisan 2001
Sayısından alınmıştır.
|
|
|